ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU İLETİŞİM
TARSUS BİR ÂTEŞTİR | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
TARSUS BİR ÂTEŞTİR

UZAKLAŞIRSAN EĞER / 10

Benim doğduğum ellili yıllarda, memleketin ağır ortamı diyebileceğimiz PARMAKÇALI kahve idi ZORBAZ oteli.

Ağır beyler,oturaklı adamlar burada oturur, söz sohbet eder, tavli(!) atar ,” kemo”(*)  ve diğer kâğıt oyunları oynarlardı.Belleğimin kayıtlarında  ,hayal meyâl , babamın elimden tutup PARMAKÇALI kahveye gidişimiz ,benim , utana sıkıla gazoz içişim yaşlanmaktadır.

İşte şimdi , ince sıva kısmına geliyoruz artık.

PARMAKÇALI kahveden mahalleye girip de, sağ kolunuzda sizi karşılayan sokağa dönünce , iri kıyımca bir konak-ev sizi karşılar.

Bir Kasım ayı,vakît öğlene doğru…

1954 yılının Kasım ayının,ondokuzunda, öğlene doğru, ebem NAZPERVER ki, muhtemelen zamanın Tarsus’un büyük bir bölümü eline doğmuştur, anamın kasığından beni alır,sarıp sarmalar ve ömrümce abla saydığım Çiçek Hanım’a verir.Ailemin, benden  önce, yitirdiği bir kız evlâdı vardır. Bundan dolayı, pek bir ihtimam,önem verilmiştir bu kez anamın gebeliğine.

Çiçek Ablam,bana anlattığına göre,bir süre bu “sarı kafalı oğlana” bakar , ardından da merakla  bekleyen valdemizin ellerine verir beni.Öyle ya, birinci evlâdını  ,dramatik bir şekilde kaybeden bir annedir “O” ve merak içindedir ikinci evlâdına.

Çiçek Ablamız, beni valdeye verir vermez,aile büyükleri ,kendisini , az ötede oturan,babamın en küçük emmisi Emin AMCALARA,  “müjdeci” gönderirler.

Hayatın içine bu şekilde girmek, gözle görmediğimiz bir dünyaya ,etle ,tırnakla , kanla çentik atmaktır.

“ Ben geldim,haberiniz olsun” demektir.

Örneğin ,TANPINAR’ın ( Ahmet Hamdi  TANPINAR) , TOLSTOY’un “insan ne ile yaşar” gibi eserlerine sinmiş olan , bir ruh alemini ve alemin elle tutulur ,gözle görülür yanlarını ,sonsuz bir hazla bizlere aktarmaları,bundan fazla bir şey değildir.

Artık TARSUS’u hatırlamaya başlayalım …

Doğduğum bu konak , babaannem Besime Hanım’ın babası, HACI  Gafur Efendinin’di!

O çocuk aklımızın sınırları içinde,girişteki beton zeminli alan,gözümüze hafsalamızın ötesine taşan bir cisim gibi gelirdi.Henüz ceviziçi kadar olan beynimizin böyle bir algısı, normal karşılanmalıdır.

Sonbaharlarda, bu alan,tepeleme kütlü(çekirdekli pamuk ) pamuk dolu olurdu.Çoğunluk hanım işçiler, desenli şalvarları,başlarında çeşit renkli yağlıklarıyla( yemeni-başörtüsü) , habire pamuk çekiştirip , dururlardı.Sonradan öğreniyorum ki, bu pamuk çekiştirme , ŞİF ÇEKME denen önemli bir üretim kaygısı.Şöyle ki; pamuğun elle toplandığı yıllarda, pamuk kozalarının açılış yoğunluğuna göre, ağız denilen bir süreçleri olurdu.PAMUK, en yoğun,tepeleme açıldığı anlardan itibaren toplama başlar . Bu ilk siftah, gümrah vebereketli toplamaya , birinci ağız denir.Ardından bir süre beklenir, bu bekleme sürecinde, açılmamış olan kozalar yani PAMUK ELMALARI, açadurur.

Bu yüzden ,Eylül aylarında pamuk çiftçisi,yakın zamanlara kadar KOZA SICAĞI isterdi ki, pamuk kozası yani ELMASI, gündüz sıcak geceleri de serin havalardan, şaşırıp bir an önce açsın ki, takip eden ayların muhtemel güz yağmurlarına , onca kozayı, kurban vermesin.

Has pamuk kozası, adeta dört yapraklı yonca şeklindedir.Pamuk mahsulûnün ağırlığı olan açmış pamuk toplandıktan sonra ,yine de ortada ,epey bir miktar açılmamış ELMA kalır.Bunlar,genellikle ameleye , parayla değil de,mal karşılığı toplatılarak, malsahibine kalan kısmı,ev depolarına dökülür.Burada,gündelikçi hanımlar,kozanın içinde, çatlayıp, kabuğundan dışarı az da olsa taşan,adeta parlak , ipeksi görünümdeki pamuğu ,dikkatlice çekerek, ekonomiye kazandırmış olurlar.

Sadece bu kadar mı? Tabii ki hayır.Bu şif çekmeden geriye kalan elma kabukları, kurumuş gövde çubukları  ,dikkatli bir şekilde yığınlanıp, bir tepecik yapılarak ,bahçenin ya da çiftlik avlusunun bir köşesine paşa paşa oturtulur.



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
YORUM
YORUM

Tarih : 5.05.2020 0
Devamı...
 
 
GÜNÜN
GEREĞİ ÜZERİNE

Tarih : 13.04.2020
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
BOŞLUK
VE ANLAM

Tarih : 4.10.2019 1
Devamı...
 
 
KÜÇÜK İSKENDER
BÜYÜK ŞİİR

Tarih : 8.07.2019 1
Devamı...
 
 
 
 www.huseyinsungur.com
 

 GİYOTİN HAVUZU
 

CEHALET VE
RENKLERİ

Tarih : 6.12.2019 1|
Devamı...

 

KONYA ÜZERİNDEN
NEREYE!

Tarih : 22.10.2019 |
Devamı...

 

ÖLÜ BİR RUH
ÖZGÜR DÜŞÜNCE

Tarih : 8.10.2019 1|
Devamı...

 

ÖLÜ BİR RUH
OTOPSİ DENEMESİ

Tarih : 7.10.2019 2|
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA