ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU İLETİŞİM
BÜTÜN CANLILARIN MERHAMET VE VİCDANINA | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
BÜTÜN CANLILARIN MERHAMET VE VİCDANINA

TALİP MİSİN!

Yaşamakta olduğuz zamanın,”BASKIN” gibi görünen , hesapta toplumda yer etmiş/ yer ettiği düşünülen tutum ve tavırlar ÜZERİNE fikir yürütüp,kalem oynatmak sadece bilgi değil aynı zamanda GÖNÜLLE de ilgilidir.

Yani bir GÖNÜL işidir de.

(( GÖNÜL,Türkçemiz’in  baha biçilmez incilerinden bir sözcüktür ve başkaca tanınmış , bilinen DÜNYA dillerinde,zannederim henüz karşılığı yoktur.

Bu bilgi, rahmetli Prf OKTAY SİNANOĞLU Hocamız’dandır.))

ANLATMAYA durduğumuz alanın / kişinin RUHSAL dünyasına girmek,oraya dokunmak istemek, geçici de olsa,kendi dünyanızdan sıyrılıp, başka bir zeminde buluşma sağlamak olur.

Bu durum / istem ve gayret,kısaca yaratıcı bencillik hazzıdır.”Böyle” yazı yazıp,eser verenler de,bu hazzı diğer kardeşleriyle bölüşebilen cömert varlıklardır.

 

 

TUHAF bir tüneldeyiz.

SOLUCAN tüneli mi, anlayamadığımız bir zaman sarmalı mı!Yoksa daha başkaca göreceğimiz KOZMİK oyunlar mı var önümüzde…

NEDEN ve nasıl tebelleş oldu bu ülkeye?

ANİDEN…

ÖFKE ağzı ile konuşmak.İlle de birilerine yaşarken İTAAT etmek zorunluluğu, değişik görsel ve işitsel araçlarla dayatılıyor?????

Birisi ve birisicikleri, NEDEN sürekli ÖFKE ile konuşuyorlar.Yahu ülkemizde, dünyamızda hiç hoş, neşeli, sevimli işler yok mu!

SÖZDE dinsel dayanışma içinde olan toplulukların arasında, neden sevgi-saygı-muhabbet sözcüğü hemen hemen hiç yok!

BİLİNCİMİZİ , yani varlığımızı dış dünyaya açıp, derinliğine  anlamaya gayret etmediğimiz sürece, SÜREKLİ YÖNETİLİR,aklen KÖLE sevyesinde muhafaza ediliriz. 

UNUTMAYIN…

 

DÜŞÜNMEK, karanlığın doğurmasıdır.

Her doğum gibi acıyla,feryatla,inlemeyle meydana gelir.GELECEĞİ düşünce kurar,davulla ,zurnayla,şölenle kurulmaz GELECEK…

ASLOLAN ,kalıcı ve kozmik olan , dayanılmaz ve doyumsuz olan ise

Bütün CANLILARIN acısına,merhamet ve vicdanına TALİP olmaktır.

SEN buna talip misin!

Maalesef  hayır.

Peki neye talipsin ,o halde!Ölümün okulundaki sıra arkadaşın uyurgezerle, sadece TAHRİP etme sadizmine talipsin.

Hadi gelin.

Korkmadan sadizm ve tahripkârlık ormanının vahşetine bir göz atalım; korkmayın ,yanınzda daima ben olacağım .

Çünkü ben “talibim” , o kadar.

RUH bilim ( Akliye bilimi demek daha hoşuma gidiyor-Prf Kerem Doksat’tan-) SADİSTİ, digerlerini  kendine mal edip, kul köle olmasını , TAHRİPKÂRI ise  ortadan kaldırmak düşünce ve amacında olan olarak tarifliyor.

SADİST’te ( sadizimde) az çok, digerleriyle bir ORTAK yaşarlık söz konusu olabilirken,TAHRİPKÂR’da bunu asla görmemekteyiz.

TAHRİPKÂR, son derece karışık bir DUYGU DURUMDUR.Çok dikkatli ve sabırlı bir şekilde “tabloyu” takip etmek gerekir.Genellikle GÜÇSÜZLÜĞE- yalnızlığa katlanamamaktan KAYNAKLANDIĞI düşünülmektedir.

YANİ “ Benim dışımda bulunan dünya karşısındaki güçsüzlük duygumu , bu DÜNYAYI tahrip ederek giderebilirim” ifadesinde durduğu gözlemlenmektedir vakanın.

(( 15/16 Temmuz olaylarına, lütfen AKIL gözünüzle bakar mısınız! ))

“ANCAK onu yok edecek olursam, yalnız ve tek başıma kalırım.FAKAT bu yalnızlık,benim dışımda bulunanların EZİCİ gücü altında kalmadığım , muhteşem bir yalnızlıktır.”

“Dünyayı tahrip etmemin sebebi, benliğimin onun tarafından ezilmesine engel olmak için , yüceltilmiş bir çabadır.”

ACABA geçen TEMMUZ ayından bu yana, ülkemizde varolan kaç tane KÖKLÜ  CUMHURİYET KURUMU,” BİRİSİ” BAHANE EDİLEREK yok edildi.

SADİST ise, kendini güçsüzleştirmiş olan ( ya da öyle zanneden ) BİREYİ, başkalarına tahakküm etme yolu ile GÜÇLÜ hale getirir.

“ Bu ülke artık bizim oldu” diyen kimlerdir acaba!   

DİKKAT edilmesi gereken hassas nokta ise SADİST ile TAHRİPKÂR’ın durumlarının , birbirlerine karıştırılmaya çok elverişli olduğudur, Amman DİKKAT…

Zannederim “Bereketli Topraklarımızın” üzerinde ( Orhan Kemal’i analım,saygıyla ) , sadizim ile tahripkârlık arasında, sürekli bir gidiş, geliş olmaktadır.

Dolayısıyla, TAHRİPKÂR duruşu ve arkasını, daha bir dikkatli anlatmalıyız ki…

KİMSELER, yanlış anlayıp,dolmuşa binmeye…

TAHRİPKÂRLIK içtepisi ( yani içlerinde sessizce bekleyen yılan ) kişinin, içinden gelen bir TUTKUDUR VE DAİMA TAHRİP EDECEK BİR MUHATAP ARAR VE DE BULUR ÇOĞUNLUKLA.

Bulamadığı zamanlarda , derhal MAĞDUR edebiyatına dümen kırar.

Şöyle ki:

Kendisi, tahrip ettiği kişi ve kurumlara karşı, nasıl acımasız bir yok edici kimliğe bürünmüşse, BULAMADIĞI zamanlarda da , ACIMASIZCA yok edilen rolüne,usta bir hayasızlıkla  bürünür.

İnsanın SADİZMİNİ denetleyebildiği fakat TAHRİPKÂRLIĞI denetleyemediği düşünülmektedir.

İşte tam bu cümlede, topraklarımızın çok bereketli olduğunu kesinlikle ileri sürebiliriz.Sözün bu  durağında ,diyebiliriz ki, insan malzememizin en önemli ve özgün RUHSAL/ DAVRANIŞ özelliği, KİŞİLEŞMEYİ-BİRESELLEŞMEYİ-AKLİLEŞMEYİ yani akla yakın durmayı,en azından,becerememesidir.

Bu becerememe , geleneksel aile yapısı başta olmak üzere, bir dolu SADİST ve DİKTA tarzı gelenek-görenek-örf-adet  tarafından ,usta işi bir öldürme , yaşatmama inadıyla uygulanagelmiştir.

EVLERİMİZDE baba zulmü vardır.

OKULDA, ellerimizin kemikli tarafına,cetvelin ince tarafıyla dikine dikine vuran , değerli öörtmenlerimiz.

YATILI mekteplerimizde, ağzındaki son lokmayı yutmadan masadan kalkanları, bakliyat deposuna sokup, ağzından kan gelinceye kadar döven, psikopat muavinlerimiz.

İlkokul 4., 5. Sınıf  erkek öğrencileri, doğru dürüst besmele çekemediler  diye , favorilerinden tutup, tutup havalandıran , sıra dışı DİN dersi öörtmenleri.

HASAN 2 SALAK OSMAN 4 ( H2 SO 4 , sülfirik asit ) formülünü ,hemencecik söyleyemeyen lise 2. Sınıf öğrencisini , tekme tokat yere indiren, hızını alamayıp,üzerinde tepinen kimya öörtmenleri.

Şimdi tepinen , bir yerlerde büyük şehir belediye başkanı, tepelenen de bir ilçenin …

Şimdi olur mu böyle kepazelik demeyin.

Tepelenenin sıra arkadaşını getiririm, MALAMAT olursunuz.Ne cici memleket değil mi!

Kız kardeşim , Namrun’da , bir yaz hocaya(!)  gitmek istemişti. Çevresindeki arkadaşlarına imrendi zahir.

Birkaç gün sonra , “Ben bu deli manyak teyzeye gitmem “ dedi.1967,68 olmalı.

Niye,siz üstad AHMET RASİM’in “” falaka gecelerim” adlı eserini okumadınız mı!

“” ATALARINIZIN” nasıl birer su katılmamış DAYAK-falaka manyağı olduğunu bilmiyor  musunuz!

Biz gene, TAHRİPKÂR konusuna devam edelim.

TAHRİPKÂRLIK derecesi yani miktarı , birey ve sosyal guruplara göre değişebileceği gözlemlenmiştir.

Bu miktarı KİŞİDE ( bireyde) , genellikle HAYATIN ENGELLENMESİ anlayışı ( halüsinasyonu / yanılsamalı gerçekçilik,anlama,kavrama) belirleyebilmektedir.KİŞİ ( birey ) , duyusal-heyecanî- zihni olanaklarını , gelişmesini , içinde bulunduğu geleneksel toplum yapısının , sürekli BASKIN ve DİN-ÖRF-ADET sarmalındaki  yasaklamalarla, sürekli erteler.Kabûl edilebilir dünyasal ( profan ) zevk ve mutluluklara karşı,sürekli tazelenen engeller, giderek toplumda artan oranda ruhsal HUZURSUZLUK ve görece sadizmi geliştirir.Bugün ülkemizin , bir kısım DİNDAR kesiminin giderek artan saldırganlığının temelinde, bu ve benzer yasakların olduğunu düşünebiliriz.

(( Bir komşumun çocuklarının yanında KÖPEK , bir başkasının yanında da yaratma sözcüğünü kullanamazdım!!!

Geçenlerde de, bunlar yetmezmiş gibi, pek sevimli bir komşumun yanında RAKI için, mübarek deyince,ortalık karıştı. ))

Bu bölümün sonucu olarak, toplumumuzu giderek teslim alma GAYRETİNDE olan DİN merkezli DİKTANIN horozlarının dönüp, dolaşıp ahiret denilen anlaşılmaz bir boyutta, en deli ergen çağlarında ertelenen – engellenen – yasaklanan sağlıklı CİNSEL mutluluklarını telafi için, günde kaç HURİYLE sykişebilecekleri üzerinde ısrarla durmalarına şaşmamak gerekir.

SAĞ ellerinin avuç içlerine de bir baksak mı acaba!

 

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
YORUM
YORUM

Tarih : 5.05.2020 0
Devamı...
 
 
GÜNÜN
GEREĞİ ÜZERİNE

Tarih : 13.04.2020
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
BOŞLUK
VE ANLAM

Tarih : 4.10.2019 1
Devamı...
 
 
KÜÇÜK İSKENDER
BÜYÜK ŞİİR

Tarih : 8.07.2019 1
Devamı...
 
 
 
 www.huseyinsungur.com
 

 GİYOTİN HAVUZU
 

CEHALET VE
RENKLERİ

Tarih : 6.12.2019 1|
Devamı...

 

KONYA ÜZERİNDEN
NEREYE!

Tarih : 22.10.2019 |
Devamı...

 

ÖLÜ BİR RUH
ÖZGÜR DÜŞÜNCE

Tarih : 8.10.2019 1|
Devamı...

 

ÖLÜ BİR RUH
OTOPSİ DENEMESİ

Tarih : 7.10.2019 2|
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA