ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU İLETİŞİM
TARSUS BİR ATEŞTİR | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
TARSUS BİR ATEŞTİR

UZAKTAN BAKARSAN EĞER / 22

22. Bölüm

Sene 1958 olmalı.Gafur Efendi Konağı’ndan göçen ailem, TERZİ RIFAT KIRAL’ın evine kiracı çıkar. “ O ev”, bugünkü LANGEN Bulvarı’ndan Yeşil Yol’a / HİLMİ SEÇKİN Caddesi / çıkın,sağa dönüp, tekrardan sağa mahalleye girin yani Yeni Ömerli’ye ; Sağ köşe başındaki , iki katlı ,hayli bakımlı , çocuk yuvası olarak “yaşamına” (( şükür ki )) devam eden yapıdır.Amma velâkin bu satırları yazarken, gözümüzün önüne sayfa sayfa vilis cibimiz,Gafur Efendi-Büyükev,girişindeki yarı kapalı avluda başak çeken kadınlar,Terzi Rıfat’ın evi geliyor da.

Paranın son derece kuvvetli, alım gücünün de ona kıyasla , istikrarlı yıllarında, nasıl ve neden oluyor da bu aile, BÜYÜKEV dışında,kendine mülk bir ev almayı düşünmüyor,düşünemiyor.

Dedem Kemal Efendi, mahkemeler başkâtibi.

Eytam müdürü yani dul ve yetim aylığı veren idarenin Tarsus sorumlusu.

Tarla takım ,  ucu bucağı görünmeyen ,sonsuz bir arazi topluluğu olmasa da ,zamanın koşullarına göre hayli iyi.

Peki neden bir evimiz yok,olmadı.Bu arada neden ehliyet almadığını da tekrar etmeye gerek yok değil mi!

Bütün bu baba gitmezlerimizi, açık yüreklilikle ortaya koyarken, nasıl bir yorum yapacağımı bilemiyorum.Umarım, yazdıklarımızı okuyacak olan yeni kuşaklar, bu gitmezlerden,daha kaliteli ve anlamlı bir yaşam üretebilmenin ipuçlarını yakalayabilirler.

Çok bahtiyar olurum, görevimin başarısı, beni ruhen rahatlatır.

Kiralık evimizden, BÜYÜKEV’e , mutad ziyaretlerde bulunurduk.Bu gidişlerde,elimde mutlaka ZİRAAT BANKASI kumbarası bulunurdu.O yıllarda ZİRAAT BANKASI, tartışmasız ,devlet demekti.

Oval biçimde, parlak saplı,yüzeyi bordo renkli püskürtme sıvalı hissi veren bir kumbaraydı. DEDEM, mutlaka o kumbarayı sorardı bana.

DEDEMLERİN o günkü aklı,anlayışı olan devleti sahiplenmek, bir kumbarada bu sahiplenmeyi somutlaştırmak, bugünün laylaylom dünyasında anlaşılma olanağı olmayan, ZİHİNSEL  bir mutlu,sadakat  halidir.

O yüzden,önceki bölümde , HEGEL’in “” zamanın ruhu” yani ZEITGEIST kavramına  şöyle bir dokunduk,geçtik.

 

Gelin,isterseniz bu sahiplenmeyi, biraz da ruhsal bir altyapıya oturtmaya çalışarak , anlamaya gayret edelim.

Ne dersiniz!

/ Devletiniz, adeta bir imparatorluk enkazından dönüşmüştür.Siz ve birçok arkadaşınız, cüceleşmiş  imparatorluğun yokoluşunu, yana yana görmüşsünüz.

/Yeni devletinizden, yaklaşık otuz yıl önce doğmuşsunuz.Bu durum,size ,ciddi bir mukayese olanağı verir.

/Olgunluğunuzu, yeni devletiniz olan CUMHURİYET’le beslemeye başlamışsınız.

Bu psişik/ruhsal görüntü yani evvelle sonrakini KIYAS ,  size daima evvelki devletinizin çöküşünü  ,rüya umacıları gibi gösterir.

Bu çöküş, bu umacılar, derûnunuzdaki ( derin iç dünyanızda ) hicran ( ayrılık acısı ) ağırlığı,kemalât / olgunluk yaşlarınızda , devletinizin değerinin aklınızın da ötesine taşarak ,kendini varetmesine yol açar.

Anlaşılmasına gayret göstermelisiniz ki,bu hassas,körpe noktaya baktığınızda, ZİRAAT BANKASI kumbarasının yanında,arada sırada da olsa götürdüğüm,oyuncak kiremit damlı, müstakîl ev biçimindeki ,parlak sedef sarı renkli Yapı Kredi bankası kumbarasının ,neden pek iltifat görmediğini kavrarsınız.

O yıllar, diyelim ki kırkı çıkmış bebek kıvamında görülen devletimizin ,kutsal bir varlık gibi algılanıp,anlamlandırıldığı yıllar.

Elbette bu işten hiç de hoşlanmayanlar var.Şimdi onlar, “sözde” iktidar.

Öte yandan abartıyla söylersek, sade vatandaşın da,kapısında “salavat” getirdiği varlık.Bu salavat konusunda , meşhur BODRUM türküsü ÇÖKERTME’yi hatırlayıp, “ kaymakam baskısı canım, aman aldı yürüdü” dizelerini hatırlamamız yerinde olmaz mı!

Bu dize ki, yazanı,çizeni bellisiz bir  varlık olan türkü de , en saf haliyle kendini ele verip, derdini ortaya döküveriyor.

En derininden getiriyor iç sızısını.

2016 yılının Kasımı’ndayız. Değişen bir şey var mı!Haaa,bu arada aramızda konuya pek akademik yaklaşmak isteyenlerimiz olursa, şayet, PRF MUSTAFA AKDAĞ Hocamız’ın , “Türk halkının dirlik düzenlik kavgası” nı ,hararetle tavsiye ederiz.

Fötr şapkalı dedem…

O vakitler, devleti  sahiplenme içgüdüsü yahut özdeşleşmesi, giderek bir takım giysi ve tamamlayıcıların , neredeyse kutsanmasına kadar yükselebilmektedir.

Bu zirveden baktığımızda, 70ler de bile FÖTR şapka , kullanana , görece ağırlık, kişisel bir ayrıcalık gibi ekdeğer(!)  katabilen bir tamamlayıcı değilmiydi!

Beş ya da altı yaşımda olmalıyım.

Namrun’dayız.Çarşıdan , kır atıyla gelen dedemin , merdiven başında kucağına atlamak isterken,aniden karar değiştirip,yazlık FÖTR şapkasını, tuttuğum gibi avluya atıveriyorum.

Fransız işgalinde, Fransızlar’ın , iki kez, sözü çok dinleniyor diye,  Sadık Paşa ve Şadi Bey’le ,Konya’ya sürgün ettikleri   Burhan Kemal, aniden çocukça bir öfkeye kapılıyor.

Kıyamet kopuyor evde.

İlle avluya inip, fötrü alıp,el öpüp özür dileyeceğim dedemden.Adamın “” Şerif Oluğu” gibi inadı varmış.Devamında ne olduğunu söyleyeceğim, merak etmeyin.

 

Hatırlatma :

Resim, benim doğduğum ev,Gafur Efendi Konağı.Yıl,sanırım 1934. Evin sol girişindeki oda, Tarsus İdman Yurdu'na tahsis edilmiş zamanında.Ortada duran bayanın arkasında, hafif yandan görünen ,  beyaz giyitli bey de, meşhur fötrünü avluya attığım dedem Burhan Kemal.

Saygı ve sevgiyle anıyoruz... 

 

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
YORUM
YORUM

Tarih : 5.05.2020 0
Devamı...
 
 
GÜNÜN
GEREĞİ ÜZERİNE

Tarih : 13.04.2020
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
BOŞLUK
VE ANLAM

Tarih : 4.10.2019 1
Devamı...
 
 
KÜÇÜK İSKENDER
BÜYÜK ŞİİR

Tarih : 8.07.2019 1
Devamı...
 
 
 
 www.huseyinsungur.com
 

 GİYOTİN HAVUZU
 

CEHALET VE
RENKLERİ

Tarih : 6.12.2019 1|
Devamı...

 

KONYA ÜZERİNDEN
NEREYE!

Tarih : 22.10.2019 |
Devamı...

 

ÖLÜ BİR RUH
ÖZGÜR DÜŞÜNCE

Tarih : 8.10.2019 1|
Devamı...

 

ÖLÜ BİR RUH
OTOPSİ DENEMESİ

Tarih : 7.10.2019 2|
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA