ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU İLETİŞİM
PEYGAMBER ARAKEN | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
PEYGAMBER ARAKEN

YA DA BARBARLARI BEKLERKEN(*)

PEYGAMBER ararken

1. Bölüm

YAZI hayatıma , 1980 yılının Mayıs ayında, o dönemde yayınlanmaya henüz başlamış olan DEMOKRAT gazetesinde başladım.Bana öğreticilik,ağabeylik yapanları,kısaca anarak,yâd etmek isterim,evvelâ...
CAN YÜCEL- EMİL GALİP SANDALCI-ARSLAN BAŞER KAFAOĞLU-A.KADİR BULUT...

Özellikle ülkemizin / sanırım / yurdışında gazetecilik okumuş ilk entelektüeli diyebileceğimiz ,rahmetli EMİL GALİP Ağabey'den,çok şey öğrendim...
AYRICA, akademide sosyoloji hocam olan ve özellikle CEZA SOSYOLOJİSİ ve suç ve CEZA konusundaki , özel seminerlerine beni almak nezaketini gösteren ORD PRF SULHİ DÖNMEZER Hoca'yı da ,bu vesile ile analım...
İlk yazım, erbâbı anımsayacaktır, TERZİ FİKRİ önderliğinde örgütlenen FATSA'yı basan "devlet güçleri" ile onlara yardım eden ""maskelilere"" karşı , faşizm sansürüne takılmamak üzere, ŞİİR şeklinde yazdığım metindir.
Odur budur yazar , dururuz.
İlk kez, bir cinayetin ardından YAZMA gereğini duyuyor ve üzerime de ,ciddi sayılabilecek bir DÜŞÜNSEL RİSK alıyorum...

(( Bir cinayeti onaylayacağımı falan,zînhar düşünmeyin ))

Büyük ceza avukatı FARUK EREM Hoca'nın ,anılarını okuyanlar ,zannederim hatırlayacaklardır.
Hoca der ki bir yerinde " ,Meslek hayatımda, tek cinayeti olan, yaklaşık 200 suçlu ile karşılaştım, savundum, bu esnada uzun uzun o kişilerle görüşme olanağım oldu.Tamamına yakını, büyük bir içtenlikle , esasında cinayet işlemek düşüncesiyle ,maktûlle tartışmadıklarını, ancak tartışmanın bir yerinde ,maktulûn kimi sözleri, kendilerini yok etmeye yönelik olduğu düşüncesine kapılınca, yok olmamak için , yok etmek yoluna gittiklerini, açık bir pişmanlık içinde olduklarını beyan etmişlerdir " diye bize bildirir ...
Bu kısmı, unutmayın...

Ülke, çok kanallı televizyonculuğa geçince, her şeye rağmen,yeterli bir AKLİ VE BİLİMSEL DENETİM eksikliğinden ( muhtemelen de bilerek ) , memleket ekranlarında :

ÜFÜRÜKÇÜDEN- ŞİFA DAĞITICISINDAN-AZ ÖNCE PEYGAMBERLERİNİN YANINDAN GELENLERDEN- ALLAHLARINDAN MESAJ GETİRENLERDEN- YAŞAM KOÇLARINDAN- REYKİCİ ŞİFACILARDAN-YANMAZ KEFEN BEZİ SATANLARDAN- ""CENNETTE PENİSİN,GÜNDE KAÇ TANE KADINI DÜZECEĞİ" MÜJDESİNİ GETİRENDEN-VE BU PENİSİN HİÇ İNMEYİP, O KADAR PENİSE MARUZ KALAN KADININ DA,ASLA BEKARETİNİN BOZULMAYACAĞINI DA DİP OLARAK VERENDEN....

GEÇİLMEZ olduğunu görüyor(duk)uz.

(( Biz ,uzunca zamandır yerli TEVE kanallarını izlemiyoruz,üzülerek ...))
Yalanın ve riyanın BAŞTACI edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Ne acı...


NEYSE...
Bu şemsiye altında ülkem, anatoprağım,adeta BALTA GİRMEMİŞ ( CANGIL ) BİR akılları raydan çıkmış insanlar öbeğini andırıyor.

Şimdi bazı temel bilgileri,kamuya tekrar edelim:

İNSANIN ruh sağlığının bozulmuş halini, 6 yıl temel tıp eğitiminin üzerine,ortalama 5 yıl üst eğitim görmüş, sürekli kendini yenileyen, bu bilim alanınındaki yenilikleri gözardı etmeyen ,adına da PSİKİATR dediğimiz , zorlu hekimler tedavi eder.
Gerçekten PSİKİATRİ, çok zorlu bir "bilgi ve görgü" alanıdır.Şakaya gelmez.
Başka hiç bir meslek erbâbı,insan(ın) DUYU DURUM bozukluğunu,tedavi eee deee meeeeeez...

Ek olarak, PSİKOLOGLAR ise:
Mutlaka 4 yıllık temel eğitimi takiben, en az DÖRT yıllık bir üst eğitimle, o da ,SADECE "" psiko --terapi """ uygulayabilirler. 
(( Bu arada ben, psiko terapi için "" İÇ TELKİN" denmesini öneriyorum.))

Ötesinde , KLİNİK PSİKOLOG ise, yaklaşık bir ON yıllık üsteğitim sonunda, yalnızca teşhis koyabilecek duruma gelip, "psiko-terapi" uygulayabilir.
PSİKOLOGLAR, reçete ya za maz lar...
Pedagoglar,özel danışmanlar,sosyal hizmet uzmanları ise , gördükleri üniversiter eğitiminin , namusuna sadık kaldıkları sürece, doğru destek meslek erbâbıdırlar.

ŞİMDİİİ, gelelim zurnanın zırt dediği yere...

YAŞAM koçları,medyumlar,astrologlar,manevi şifacılar-biyo enerjiciler,falcılar-büyücüler-cinci hocalar-üfürükçüler...

Aklınızda tutuyorsunuz değil mi!
İyi o zaman,dikkatle aşağıdakini takip ediniz...

1997 yılı Mayısı'nda, kendi isteğimle, MERSİN TOROSLAR bölgesinde, babası da emniyet görevlisi olan , "Ben Türkiye'nin en büyük medyumuyum" iddiasındaki, 20 ya da 21 yaşlarında olan, bir hanım kızla görüşmeye gittim. 
Dikkat :
"" Ben Türkiye'nin en büyük medyuyum" diyor "kızımız"...

"" ŞAMANların """ uzun yıllar süren gayretlerinin sonunda,elde ettikleri özelliklerini biliyoruz, en azından haberdarız.
Çok ciddi üniversiter boyutta ,araştırmalara KONU edildiklerini de."Bizimkilerin" ise böyle çalışmalar yerine , CÜBBELİ çalışmalarına hız vermeleri de, başka bir KONU...

Örneğin...

Bugün Tarsus'ta , " ruhuna" habire FATİHA okunan , adı da (HZ) DANYAL olan adamın, zamanın BABİL kırallığında, hükümdar NABUKADNAZER sarayında, YAHUDA 'dan getirilen ,yahudi sürgünler arasında göze batan, bir büyücü olduğunu da biliyoruz.AMA işte insanın , marifeti bitmiyor,illâ da gidip,kafasını taşlara,taşlara vuracak...

İNSANA , manevi şifa diye yutturulan sahtekârlık, insan vücudundaki ,henüz tam anlamıyla çözülemeyen, BİYO ELEKTİRİK dalgalanmaların, beyinde neden olduğu,olabildiği düzensiz KİMYASAL reaksiyonlardır.
Ama emin olun, onların çözümünün de hakkından geleceğiz bir gün.

Peki...

YAŞAM KOÇU nedir?

DARALMIŞ, kıstırlmış "" batı uygarlığının" icad ettiği, ARKADAŞ-DOst satın alma programıdır.
Bizdeki karşılığı ise aslında MENZİL ve benzeri tarikatlardır ,bence...

Bana göre ise, kelime ile soytarılıktır, şarlatanlıktır.

KİŞİSEL GELİŞİM NEDİR?
Tek kelime ile yalancılıktır, sahtekârlıktır.
Kimse kimseyi, geliştiremez.

MEDYUMU, astrologu,manevi şifacıyı,cinciyi, üfürükçüyü, süpürgeciyi hızlaaaaaa geçiyorum...

AKLINDAN vazgeçenlere seslenmiyorum.

Öldürülen hanımın , kısaca basına verilmiş özgeçmişine bakıyorum...
Yurt dışında , en kısası 3 hafta, en uzunu da, sanırım bir kaç ay olan , bir takım kurslar görmüş.Doğru mu,yanlış mı bilemeyiz,zira belge görmemiz gerek.

DOĞRU bile olsa, yapılan "" şey", yanlıştır...

MERSİN'de de böyle , KOÇLUK eden ,pek de yakışıklı uzun adamlar var,devlet de bunları adam zannediyor.
Yaaaa...
Neyse...

Tekrar ediyoruz:

""" İNSANIN duyu durum bozukluğunu, sağlıksızlığını ,sağda solda görülen , 3 haftalık , bir kaç aylık kurslarla , O BİLGİ ALANIYLA ilgili olarak, NİHAYET sınırlı bir şekilde elde ettiğiniz HABERDARLIKLARLA tedavi edemezsiniz."""

Buna ,ruhsal cinayet denir benim kitabımda.

TEDAVİ İÇİN, tıp doktoru olacaksınız.
ÜZERİNE, en az 5 yıl PSİKİATRİ ÜST eğitimi görüp, bu alandaki yenilikleri sürekli takip edip, bilginizi, görgünüzü GÜNCELLEYECEKSİNİZ.

Veee en önemlisi:
NAMUSLU olacaksınız.

Ben, şükürler olsun ki, ORD PRF SULHİ DÖNMEZER'in, Prf Kerem D.'nin , Prf Kemal Sayar'ın , Prf Bülent Erdoğan'ın , meraklı öğrencileriyim , bu yaşımda.
Yıllardır ,DÖNMEZER hariç, saydığımı bu bilim erbâbından , sorarım,suâl ederim,okurum, araştırırım...

Zamanında ölen bayanın kitaplarını göndermişlerdi bana,İstanbul'dan.

"" meleklerle yaşamak" serisi idi,yanlış mı hatırlıyorum! ?
El emeğine saygımdan, baştan savmadan bir göz atmak istemiştim kitaplara...
Bir yerde , " siz de cebrailinizle görüşebilir, akşam kahvesi içebilirsiniz " şeklinde hatırladığım bir cümleye denk gelince , bana kitapları gönderen dostuma telefon edip, ağız dolusu küfretmiştim ,gülerek tabi ki.
Yani ,1997'de ,bana memleketin en büyük medyumuyum hüseyin abi diyen ""kızcağızla", ne farkı var sonuçta bu bayanın...

ALLAH bilir memleketin ,güneş görmemiş köşelerinde, daha ne kadar CEBRAİL organizasyonu yapanlar var...
Kimbilir.

MERSİN MUĞDAT camisinin karşısındaki çay ocağında ,sürekli oturan bir emekli komser var...
Kendisinin SEÇİLMİŞ İNSAN olduğuna inanıyor.Sağdan,soldan elini öpmeye gelenler var .Kaç defa azarladım pezevengi, sayısını unuttum.

Elini öptürdüklerinden , iki tane aslan gibi OĞUL, aklını oynattı, birisi karısını boşadı.
O dümbük hâlâ oralarda "iş yapıyor"...

Bir tane manevi ""oğlum "" var, kendisinin kuranda sözü edilen(!) mehdi ,HZ İSA olduğunu belirtiyor.
Bir başka "oğlum" ise, babasının sürekli kendisine tecavüz ettiğini anlatıyor bize.Adamcağız da, durup durup yanımıza gelir, ağlayarak bizden af dilerdi oğlunun yalanları için.
Ama bir dakika lütfen.
Bu iki "" olay da" ,ADANA KURTTEPE "" hastanesinden, RAPORLU idiler.

Öldüren diyor ki, " bu kadının nasihatlerinden" dolayı , ruh sağlım bozuldu.
Belli ki, kızcağızın ruh sağlığı , zaten bozuk.Bir umut, bu "" kadına " gitti meleklerle görüşmek,görüştürülmek için.

Ama olmadı.
Aslında kendine kıydı.

Bence öldüren haklıdır , kendisi için...

İkinci böümü kaçırmayın,size ne peygamberler anlatacağım.

Bizzat görüştüklerimi elbette...

 

 

(*) Barbarları Beklerken, Yunanlı değerli şair KOSTANTİN KAVAFİS'in kitabı olup, sevgili ERDAL ALOVA tarafından dilimize kazandırılmıştır.



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
NEREYE DOĞRU
NASIL

Tarih : 6.12.2019 1
Devamı...
 
 
İLTİHAP
2. NEŞTER

Tarih : 26.09.2019
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
BOŞLUK
VE ANLAM

Tarih : 4.10.2019 1
Devamı...
 
 
KÜÇÜK İSKENDER
BÜYÜK ŞİİR

Tarih : 8.07.2019 1
Devamı...
 
 
 
 www.huseyinsungur.com
 

 GİYOTİN HAVUZU
 

CEHALET VE
RENKLERİ

Tarih : 6.12.2019 1|
Devamı...

 

KONYA ÜZERİNDEN
NEREYE!

Tarih : 22.10.2019 |
Devamı...

 

ÖLÜ BİR RUH
ÖZGÜR DÜŞÜNCE

Tarih : 8.10.2019 1|
Devamı...

 

ÖLÜ BİR RUH
OTOPSİ DENEMESİ

Tarih : 7.10.2019 2|
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2018 Tüm hakları saklıdır..! zinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA