ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU E-KİTAP
DÖRDÜNCÜ TÜR | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
DÖRDÜNCÜ TÜR

VEYAHUT ERDOĞAN DEVLETİ

“”Dördüncü Türle “” yakın temas…

Bana göre büyük Amerikalı film yönetmeni STEVEN SPIELBERG’in , adının mermere  yazılarak,ölümsüzleştirecek bir filmdir “” ÜÇÜNCÜ TÜRLE YAKIN TEMAS” …

AKEPE iktidarının ve kollarının durup,durup abuk subuk , akla gerçekten zîyan söz ve tutum sarfetmelerine baktığımızda, şahsen aklıma, bu sözleri sarfedenlerde hiç mi aklı selim yoktur ya rabbi demek geliyor, ne yazık ki.Bir bakanın malûm olayı irdelerken , pişmiş kelle gibi sırıtmasının , bilmem ne bölgesinin miting alanı olmadığından dolayı, denetlenemediğini büyük bir pişkinlikle anlatırken , aklıma “” 3. Türle yakın temas”” isimli, bilim kurgu tarihinin klasiklerinden olan film geldi.Bu inanılmaz abuk subuklukları üretebilen AKEPELİ “yiğitlerin” nasıl bir biyolojik varlık olabildiklerinin , elbette anlama izini sürmeliydik.

Spielberg’in ÜÇÜNCÜ TÜRÜNÜN de ötesinde,ANCAK tekamülde,  gerisin geriye düşmüş bir DÖRDÜNCÜ TÜR olabileceklerini düşünüyorum, şahsen.

ÖRNEĞİN :

Biz , TÜRKİYE CUMHURİYETİ devleti olarak, misli görülmemiş HÜMANİST-İNSANCIL bir devlet miyiz ki, biribirlerini boğazlayan SURİYELİLERE , sınırlarımızı kerhaneden beter açarak, sorgusuz sualsiz ,İKİ MİLYONA yakın Suriyelinin içeriye girmesine OLANAK SAĞLADIK.

Bu hergelelik, hangi devlet terbiyesi ile bağdaşır?

Hiç …Peki bunu hiç soran , sorgulayan AKEPELİ oldu mu!

Bildiğim kadarıyla HAYIR.ANCA,açın kapıları, girsinler. TEDBİR dendi, vakit geçti.

Bu 2 000 000 mültecinin , YÜZDE BİRİ at hırsızı olsa ki, mümkün bir sayıdır bu, al sana nur topu gibi 20 000 adet , TERÖRİST ADAYI, ASLAN PARÇASI… Ver ilacı, yatır altına karıyı kızı, gitsin istediğin yeri YERLE BİR ETSİN A.K…

Bu inanılmaz bir sorumsuzluğun hesabını, bedelini , ne oluyorunu bir AKEPELİ sordu mu ? Hayır! ANCA, sağa sola küfür, aşağılama, ittirme,kaktırma.

İktidardalar ya.

Böylelikle , aklıma , bu davranışları anlayabilecek bir tek çarenin SPIELBERG ‘in “” 3. Türünden”” çıkabileceği  İMKÂNI FİKRİ geldi, yalan yok.

Bir devlet , hükümet mekanizması düşünün ki, kendi yurttaşından ziyade, bir başka ülkenin iç-harbinden kaçanları düşünüyor. “ o içharpten KAÇANLARIN” içerde ne denli sosyal sorunlara neden olabileceği hiç mi hiç düşünülmüyor.

 

Bunların nedenlerine hiçbir aklı başında açıklama bulamazken , önümüze ALMAN DERGİSİ “ DER SPIEGEL” in kapağı geliyor :

ERDOĞAN DEVLETİ…

 

Evet , bugünler , yüz , yüzelli yıl sonrasının , umarız ki aklı başında tarihçileri tarafından nasıl aktarılacaklar , değerlendirilecekler diye söze girmek isteriz…

 

Bir öbek insan bir araya gelirken , birkaç tane bomba patladı ve bu yazı yazılırken,DOKSAN BEŞ can kaybı vardı.

Yurdumun ilk halk oyuyla seçilen reisi cumhuru, yüksek değerlikli sözlerine bir yenisini daha ekleyerek , “ Ankara garının da hasar gördüğünü” söyleyebildi!

Hiç utanmadan , saklanmadan topraklarımızın insan kalite ortalamasının çok sığ ve yerlerde sürünür düzeyde olduğunu kabûl etmek cesaretini, medenî davranışını göstermek durumundayız ki, bari dünya insanlığına kıytırık da olsa, bir nebze katkımız olsun.

 

Elbette , “ölü yıkamayı bilmenin “ fazileti” dışında.

Bu arada , bîzahmet , düşünmek isteyen okurlarımızın da, devletimizin reisi cumhuru tarafından ,özellikle vurgulanan “” ölü yıkama öğreniminin” fazileti konusunda, beni aydınlatmalarından duyacağım hoşluğu da vurgulamak isterim.

 

Ölü yıkamayı bilmek ; evet, zannederim yüksek bir akıl sevyesi olsa gerek “ zannındayım” .ANCAK bu yüksek akıl sevyesinin , AKLIN , hangi vektörünün ( akış yönü)  yönünde olduğu konusunda karamsarım.

Yani iki omzumuz arasında taşıdığımız başımızın üzerinden giden bir doğru mu!

Yoksa , aşağı tarafta bulunan kaidemizin,boşaltım merkezinden , yere doğru çizilen bir doğru üzerinden mi!

ANADOLU toprağının , özellikle kıyılardan uzakta yaşayanlarımızın ,ortak özellikleri diyebileceğim tutum ve davranışlarının pek de hoş olmadığını söyleyebilirim.

ÇÜNKÜ, insanlaşma dediğimiz keyfiyet , en başta kendini ele almakla başlar yani özeleştiri.

En ufak bir nezaket kuralının, vefa duygusunun , pişmanlık ,utanma , erinme tutum ve davranışının görülmediği toprakların üzerinde doğduk ve ne yazık ki, ortalama bir YOBAZDAN daha da tehlikeli sulara doğru , pervasızca adım atan bir insan topluluğuyla birlikte yaşamak anlamındayız.

Mübalâğalı da olsa ifademiz, toprağın has kahverengi gerçeği budur ve bu gerçek,okuyarak değil, bizzat yaşayarak elde edilmiştir.

ANDIĞIM bölgelerimizdeki yaşam alanlarının olmazsa olmaz hayatî refleksi , DİNDİR.Bu , öyle bir dindir ki, insanların akıllarının örekesinin bile dilini yutabileceği uygulamaları  içerebilir.

ÖRNEK…

“” Iskat ve devir “ konusunu  biraz çalışırsanız, nasıl bir ruh sarsıntısı içine gireceğinizi ,anlayamazsınız maazallah.

Dahası , ANK. ÜNİ. İlahiyat hocası ,değerli İLHAMİ GÜLER HOCAMIZ’ın , “ahlaksız Türk Müslümanlığı” makalesine de başvurulabilinir.

Doğuya gidildikçe , dine tapınma cinneti ,daha da yoğunlaşır, kıvamlı hale gelir.

MESELÂ :

Kız  çocuklarımızın, kat’iyetle hak edilmiş mirastan men edilmesi.

Ez kaza, “”Sevdaya tutulan bir kız evlâdın” AİLE meclisinin , tırnakları günlerce kesilmemiş kirli elli ,yüzyıllardır diş fırçası görmeyip, adeta yosun tutmuş dişlere sahip “ baba” veyahut “ dede” tarafından, gözünü kırpmadan , ailenin rüşdûnü ıspat etmemiş erkek evlâdına öldürtülmesinin, HANGİ İNSANLIK maddesi ile anlaşılırlığının  izahı yoktur , olamaz da.

O açıdan, yüzlerce yıl , bu ve benzer insaniyetsizliklerle besili bir psikopat gayrı insanî yaratığa dönen, SÖZDE İNSANÎ ANADOLU KÜLTÜRÜNÜN evlatları ağırlıklı  bir  “iktidar “ varlığı, parti tabanı ve seçmen kitlesinden , YÜKSEK BİR İNSANLIK için , neyi ne kadar bekleyeceğiz ki?

 

GERÇEKTE , bize çektirdikleri “ acı ve ilenç”  o kadarın da ötesindedir …

 Hani YUNUSLAR, TAPTUKLAR,HACI BEKTAŞLAR,YESEVİLER, MEVLÂNALAR hep bu topraklardan geçmişti (ya)…

Haaa unuttum, bu yazdıklarımın hiç birisi VEHABİliğe yakın değildi de ondaaaaan ,di mi???Ki teee o zamanlar , henüz VEHABİLİK yoktu , di miiii, ondaaaan…

Onlarca evlâdının,kardeşinin ölümünü dahi / hangi kutuptan gelirse gelsin / gözünü kırpmadan İKTİDAR-POLİTİKA itiş kalkış malzemesi yapabilen insanların , ortay koyduğu bir SİYASİ anlayış, medeni olmaktan çoook uzak sayılıp, hatta MARKS’ın ifadesiyle , İNSANLIĞIMIZIN TARİH ÖNCESİ bölgesine sürgün edilmelidir.    

 

TURAN DURSUN , boşuna KULLETEYN’i yazmadı !!!

Bir insan topluluğu ,bir çentik halinde dahi kendini eleştirmez, büyük bir toplumsal vakada , hatanın ,az da olsa , kendilerinde olabileceği konusunda endişe duymaz ise…

O insan topluluğunun , gerçekte , medeniyet ve insanlaşma , kemalleşme /olgunlaşma anlamında bir insan topluluğu olabileceğinden kuşku duyulabilme endişesi yaşanır.

Salonumuzdaki büyük boy tevenin  ekranında(!) boy gösterip,  olayla ilgili tutum ve davranışlarını izlerken , gerçekten insan olarak endişelendiğim “bazı” şahısların , kimliklerinin bakan olarak takdimi , beni zihnen hüsrana sevkettiğini beyan etmeliyim.

Pişkinlik , TÜRKÇE sözlükte duran “”P” harfine ait bir sözcük mü sadece!

Benim köyümün MUHTAR ve ihtiyar heyeti, bu insanların(!) tutum ve davranışlarına oranla,çok daha ciddi, çok daha aklı başında, sorumluluk sahibidir.

AMA bilmeliyiz ki, TÜRKİYE’nin SAĞ ideolojisi, daima böyledir.Kendi sığ ve yetersiz zihni yapsının dışında da bir gerçeklik,anlama alanı olabileceğini kesinlikle düşünmez ve EZBER odaklıdır anlama değil.

 Okumaz, düşünmez, tefekkür etmez…

“””“” KİTAP” Da zaten vardır , onu okuyanlar anlamışlardır,bize anlatacaklardır.””

Yalnızca , “” gibi “” yapar ve kendini alemde gerçekten işe yarar  zanneder ve zannedegeldiği için de, memleket kan gölünde yüzer.Bundan da en ufak bir nedamet , sorumluluk , pişmanlık gibi insana ait bir duyguyu , köseleye dönmüş “” olmayan aklı” , davranış olarak kotaramaz.

DÖNER, suçlayacak başkalarını arar ve ne yazık ki bulur.

Günah keçisi bellidir, o da DEMİRTAŞ’tır.

Demirtaş’ın , çok ciddi açmazlar içinde olduğunu biliyorum ve burada şimdi onları açacağım.Ama önce “olayla” ilgili deşirdiklerimi takdim etmeme izin veriniz :

 

 

 

1--- Evet açık konuşalım. Bir tek Demirtaş'a mı saldıracağız? Bu devletin halka karşı bir eylemidir dediği için. Evet belki zamanlaması yanlıştı da 13 yıldır halkla alay edercesine konuşan ve halkı tahrik eden Tayyip ve öteki AKP'liler için ne diyeceğiz? Onarın konuşma biçimi ve zamanlamalarını görmezden gelen medya şimdi pek de tecrübeli olmayan bir lidere mi saldıracak? Eğer saldırı IŞID tarafından yapılmışsa meydanlarda müslümandan terörist çıkmaz, müslüman terör yapmaz diye bas bas bağıran ve bu arada IŞID'ın serpilip büyümesine neden olan Tayyip belasının sorumluluğunu sorgulamayacak mıyız? Evet sorgulamayacak mıyız? Müslümandan terörist çıkmaz mı? IŞID'a sempati ile yaklaşmadın mı? (*)

 

2--- Bu eğitilmemiş yoksul halk sürdükçe AKP ve MHP benzeri partilere mahkumuz. Bu kirli oyun bu zavallı halkın oylarıyla perde açıp perde kapatıyor. Demokrasi hep dediğim gibi "kentli" ve "eğitimli" insanların rejimidir. Birey olmayı öğrenmiş, bireysel hakları yalnızca kendisinin değil öteki bireylerin de hakkı olduğunu düşünen insanlar yaratmadan insanın değerini onlara anlatamayız. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diye bir deyimin yeşerdiği ülkede 1000 yıl sonra bile zihniyet değişmemişse burada çok ciddi bir sorun var demektir.(**)

 

3--- Kontrolsüz bir şekilde 3 Milyon Suriyeli Mülteciye, Ülkenin her noktasında serbest dolaşım hakkı verirseniz, Ülkenizin Suriye'ye dönüşmesini kabul etmiş sayılırsınız.
Tüm bu olanların hesabını bu halka vereceksiniz.(***)

(*, **) Sosyoloji profösörü bir arkadaşımız.

(***) Veteriner –hekim bir kardeşimiz…



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
BİR ÖLÜM
BELKİDE YENİ BİR YAŞAM

Tarih : 11.04.2026
Devamı...
 
 
ŞAHDAMARIM
TÜRKİYEM

Tarih : 4.04.2026
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
YENİ DÖNEM
ŞİİRİMİZ

Tarih : 1.11.2025
Devamı...
 
 
" SUYU ARAYAN ADAM" LAR 2
ÇOK ESKİ BİR GEÇMİŞE DAİR

Tarih : 21.09.2025
Devamı...
 
 
 
 GİYOTİN HAVUZU
 

AYMAZLIK
VE BİLMEK 1

Tarih : 6.04.2026 |
Devamı...

 

PSİKOPATOLOJİ
DENEMELERİ 1

Tarih : 8.03.2026 |
Devamı...

 

LJUBLJANA’YA GELEN KARTPOSTAL
1. PERDE

Tarih : 14.02.2026 |
Devamı...

 

YAT YAT UYU MEMEDİM
BULAŞICI SALAKLIK

Tarih : 8.02.2026 |
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA