ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU E-KİTAP
EŞİME MEKTUP VAR! | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
EŞİME MEKTUP VAR!

HEM DE NERUDA’DAN...

Eşime mektup var

Hem de NERUDA'dan...

(( GÖLGEYE SIĞINANIN GÖLGESİ OLMAZ
Bûrhan/Hâldun sözü ))

IL POSTINO (*) filmini gördünüz mü?

Veya IL confiesto del vivido(**) isimli kitabı ama rahmetli BURHAN ARPAD çevirisiyle okudunuz mu? Peki bu film ve kitabın adlarını, daha önce duymuşmuydunuz!

(*) POSTACI 
(**) Yaşadığımı itiraf ediyorum.

Nazım’la birlikte , 20. Yüzyılın en büyük şairlerinden sayılan , ŞİLİLİ Pablo NERUDA’nın , sürgündeki hayatını anlatan doyumsuz film ile bana göre yazdığı en güzel , düzyazı metin olarak,şiirsel özyaşam öyküsü.
Kaç kez okudum, hatırlamıyorum deyip, kısaca da, NERUDA’nın kimliğini anımsayalım :
Pablo Neruda (asıl ismi: Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto) (12 Temmuz 1904 Parral, Şili - 23 Eylül 1973 Santiago), Şililiyazar ve şair.))

ŞİLİ, güney amerikanın , bize göre batısında , yukardan aşağıya doğru, BÜYÜK okyanus boyunca, bir tırtıl şeridi gibi uzanan bir ülkedir.
BAKIR madeni açısından sayılı ülkelerdendir.ANCAK ülke,coğrafi olarak sırtını bir taraftan GÜNEY AND dağları silsilesine dayar.
Diğer taraftan kıyıları da, uçsuz bucaksız akıntıların süslediği OKYANUSU kucaklar.
AMA ŞİLİ’yi ,Şili yapan esas unsur, baştan aşağıya kısa boylu KAKTÜSLERDEN meydana gelen , çölümsü toprak parçalarıdır.YANİ PAMPA düzlükleri.
NERUDA, işte böyle bir coğrafyanın yiğit çocuğudur.DİZELERİ hem PAMPA kokar hem de bireysel sevda.

TÜRK ŞİİR SEVDALILARI Neruda’yı, ustam YAVUZ HİLMİ’Nin(***) ölümsüz tercüme dizeleriyle tanır :
BİZ HALKIZ , YENİDEN DOĞARIZ ÖLÜMLERDE…

(***)Hilmi Yavuz 14 Nisan 1936'da İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki eğitimini yarıda bıraktı. İngiltere'ye gitti. BBC'nin Türkçe bölümünde çalıştı. Londra Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Türkiye'ye döndükten sonra çeşitli yayınevleri ve ansiklopedilerde görev aldı. Cumhuriyet, Milliyet, Yeni Ortam gazeteleri ve çeşitli dergilerde "Ali Hikmet" imzasıyla inceleme, eleştiri ve denemeler yazdı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. İlk şiirleri Kabataş Erkek Lisesi'nde edebiyat öğretmeni Behçet Necatigil yönetiminde çıkan "Dönüm" dergisinde yayınlandı. Bu dönemde daha çok İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi. Halen Zaman gazetesinde kültür yazılarına veBilkent Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam etmektedir. Ayrıca İpek Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Talat Halman tarafından Şairi Azam sıfatı verilmiştir. Bu Talat Halman ve Hilmi Yavuz arasındaki mizahi diyaloğun bir örneğidir.

Müsadenizle “alıntılama” konusunda, gördüğünüz gibi, ustama TORPİL geçmedeyim …

Bu vesile ile yıllarca bu TERCÜMEYİ çeşitli sanat etkinliklerinde kullanan TÜRK SOLU , bir kez olsun bu tercümenin HİLMİ YAVUZ’un olduğunu belirtmemiştir.

GECİKMELİ olsa da, bu sağır ve körlüğü ortaya koyalım ki,ardımızdan gelenler, İNSANİ değerlerin yalnızca DİNİ yönetmeliklerle çerçevelenmediğini bilsinler, kavrasınlar.

“ Neden sürekli katır,kutur , gergin,silahlarını kuşanmış askeri birlik gibi yazıyorsun! Bu ülkede hiç mi iyi işler yapılmıyor,kuşlar cıvıldamıyor,börtü böcek kıpraşmıyor,beygirler, merkepler depişmiyor,asabın bu kadar mı bozuk” diye ünledi bana EŞİM…

GÜLDÜM , hitleri kinaye sanatıyla hatırlatan bir seçilmiş aklıma geldi, sonra da HİTLER.
BUGÜNÜN seçilmişi, hiç fren yapmadan “”HİTLER’LE” kendini kyaslıyor, onun hükmedişinden örnekler veriyordu. 
PARTİSİNDE, sarayında GIK yoktu.
PEYNİRALTI suyundan SAHTE SÜT TOZU yapıyorlar.UZAK durun , zararlı bir madde.
GIKI çıkmayanların AKLI, acaba AKILALTI SUYU diye bir şey var da, ondan mı acaba diye düşlemledim zihnimde.
Yine güldüm.

Bu kez SÜMERLER geldi aklıma, SÜMERLER’in tarih sahnesinden silinişi yani.
RESMİ tarih ve “üniversite” bilimi, hep gerçekleri altüst eder, göz ardına atıp, halının altına süpürür.SÜMER nasıl ortadan kayboldu diye sorsam , meraklıları hemen AKAD der, BABİL der.OYSA gerçekte SÜMER’i, kendi ufak şehir devletlerinin arasındaki bitmeyen İKTİDAR osuruğu savaşları yıktı.Bu savaşta da , (( HAZIR OLUN )) , NÜKLEER silâhlar kullanıldı.
Evet NÜKLEER SİLAH kullanıldı.Günümüzden yaklaşık, BEŞBİN yıl kadar önce.
Birden ağzınız,yüzünüz bir tarafa kaydı mı ne!
SAKİN olun sakin olun.

SÜMER tarih yazıcıları, bunu , DİYARA DÜŞEN KÖTÜLÜK BULUTU olarak kaydetmişler.AYNEN böyle TÜRKÇESİ; diyara düşen kötülük bulutu…
Kaynak mı, biraz sabırlı olun yahuuu…(*****)
Tabi mecburen BÖYLE tarif ediyorlar…Nedeni evvelâ basit bir DİL MESELESİ…
O gün kullanılan SÜMERCE’de, haliyle NÜKLEER , bomba , ateşli silâh vs gibi sözcükler yoktu.Hele hele “ bomba” patladıktan sonra , ortaya çıkan o devasa BULUTA, NÜKLEER MANTAR BULUTU hiç diyemezlerdi.Sadece “” bulut “ sözcüğünü kullanabildiler.
Kötülüğü ekleyerek.
O güne değin hiç görmedikleri bir felaketle karşılaşmışlardı.

Dolayısıyla DİLLERİNİN yeterli sözcük oylumu olmadığı için, başlarına geleni, yine , eldeki sözcükleriyle izah ettiler, doğal olarak.
YAZILI tarihin başladığı dönemlere denk gelen bu felâket, “” ERRA “” (****) manzumeleri olarak , daha sonrakiler tarafından , kayda geçirildi.
SÜMER ‘e ilişkin cümlelerimizi okuyanlarımızın , bir miktar şaşırıp, içerinden sessice cık cık edebileceklerini tahmin ediyorum ama cıkcıkla bitmiyor işler.

Tarihin içine korkmadan gömüleceksin, gerçeklerle yüzleşeceksin, dünya insanlığının en doğrusunun,en vicdanlısının sen olmadığını kafana sokacaksın.
En doğrusu benim TARİH anlayışım demeyeceksin.
HAMURABİ, neden MÜSLÜMAN olmadı kabilinden, komik işlerle uğraşmayacaksın!
FATİH , sosyalizmi kurabilirmiydi diye safsatalanmayacaksın!
ARABIN kendi arasındaki İKTİDAR savaşlarını , UHUD DU BEDİR Dİ HAYBER Dİ , kutlu DİN savaşları diye yutturmayacaksın aleme.
ATATÜRK'ü, yarı tanrı haline getirmeyeceksin.
Peygamberlere takılıp, onların zamanlarına , ÖZLEMLE iiiç geçirmeyeceksin.
Bileceksin ki, göklerin sonsuzluğun nasıl olabileceğine, insanın OSOROK kadar kıymetsiz aklı yetmez.
Benim yetiyor,bakın size oralardan da e mail getirdim diyenlerin yüzüne,kapıyı kapatıp, soznsuzluğun verdiği en büyük nimet olan aklını, ille de iyiliğe yoracaksın.
KAFİR kelimesini hiç kulanmayacaksın.
Benim mezhebim demeyeceksin.
İmanım benimle allahın arasında, kimseyi ırgalamaz, onlarınki de,varsa, beni ırgalamaz deyip, normal bir insan gibi soluk alıp, vereceksin.
Öldürmeyeceksin.
Yalan söylemeyeceksin.
Çalmayacaksın.

Hımmmmmmmm, bir ümit var şimdilik.
Neyse,BİZ işimize dönelim ...
İşte NERUDA USTA, “”Şiirlerinizi nasıl yazıyorsunuz “” diye merak edenlere, ŞİLİ’nin büyük gerçeğine yani PAMPALARI’na atıfda bulunarak, “ PAMPALARLA DOLU BİR ÜLKENİN ŞİİRİ, KADİFE PERDELİ, KRİSTAL AVİZELİ salonlarda yazılmaz(*****) “diye cevap verir.

(*****) “” Yaşadığımı itiraf ediyorum”” dan unutamadığım bir cümle...

Nasıl olabildiğinin (( mevcut iktidar ve gübrelediği toplumsal gerilime göre )) anlaşılmamasına özen gösterilen , bugünün KÖTÜLÜK BULUTU’nun da, bu kez bizim diyarımızın üzerinde ısrarla kanat çırptığını görüyoruz.
Bu çırpılan kanatları, kendilerine göre HAYRA yoran , PEYNİRALTI SUYU’ndan beslenenler gibi, AKILALTI suyuyla da beslenenlerin olduğunu biliyoruz.
KÖTÜLÜK bulutunun çepeçevre sardığı bir ülkenin böyle bir makalesi, kuş cıvıltılarıyla dolu olamaz karıcığım.
Beni affet lütfen…



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
BİR ÖLÜM
BELKİDE YENİ BİR YAŞAM

Tarih : 11.04.2026
Devamı...
 
 
ŞAHDAMARIM
TÜRKİYEM

Tarih : 4.04.2026
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
YENİ DÖNEM
ŞİİRİMİZ

Tarih : 1.11.2025
Devamı...
 
 
" SUYU ARAYAN ADAM" LAR 2
ÇOK ESKİ BİR GEÇMİŞE DAİR

Tarih : 21.09.2025
Devamı...
 
 
 
 GİYOTİN HAVUZU
 

AYMAZLIK
VE BİLMEK 1

Tarih : 6.04.2026 |
Devamı...

 

PSİKOPATOLOJİ
DENEMELERİ 1

Tarih : 8.03.2026 |
Devamı...

 

LJUBLJANA’YA GELEN KARTPOSTAL
1. PERDE

Tarih : 14.02.2026 |
Devamı...

 

YAT YAT UYU MEMEDİM
BULAŞICI SALAKLIK

Tarih : 8.02.2026 |
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA