ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU E-KİTAP
UZUN UZADİYE CEHALET(Mİ) | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
UZUN UZADİYE CEHALET(Mİ)

YOKSA BAŞKA BİR HAL Mİ!!!

Rahmetli ATTİLÂ İLHAN’ın , çok kurnaz ve bir o kadar da sevimli bir roman “uyarı”  teknik tavrı  vardı…

Hemen hemen tüm romanlarının arka kapağında, şu uyarıcı metin yer alırdı…

“” Romanda okuyacağınız olayların ,gerçekle hiçbir ilgisi yoktur.Varsa , bu tamamen bir tesadüften ibarettir” diye belirtirdi.

Ben,kimi dost sohbetlerinde , rahmetliyle birkaç kez sağlam muhabbet etmiş biri olarak, bu durumu bildirir, “ Vallahi, bunları yazarken de eminim, Aİ., hınzır hınzır gülüyordur yattığı yerden(!) “ derim.

BU itibarla, psikiatriye düşkün biri olarak, dikkatimi çok çeken TÜRK seçmen davranışına, biraz yakından bakmaya çalışarak, alemde gezinip, kimi bilgileri toplayayım dedim.

İyi de ettim bence.

NASIL ki ana başlığımız “ cehalet” üzerine, aynen devam eiyoruz elbette.

ANCAK, biz de “”Aİ”” gibi davranıp, aktaracağımız bilgilerin , günümüz TÜRKİYE siyaseti ile hiç mi hiç benzerliği olmadığını beliriyoruz.

ÖTESİNDE :

Toplumumuzda , siyaset ruh sağlığı ANLAMA ve ARAŞTIRMA  konusunda , hemen hemen hiçbir AKADEMİK çalışmanın VAROLMADIĞI veyahut çok da CILIZ olduğunu düşünüyoruz.

AKTARACAKLARIMIZDA …

VARSA bir ortaklık,tamamen tesadüften ibarettir diyoruz.

 

 

 

Öncelikle Dunning-Kruger Etkisi nedir kısaca ona bir göz atalım. "Dunning–Kruger etkisi" ya da "Dunning–Kruger sendromu", Cornell Üniversitesinin iki psikologu Justin Kruger ve David Dunning’in tanımladığı bir “” algılamada yanlılık “” eğilimidir.

 

(BİZ buna hemşehricilik , toprakçılık ,takım taraftarlığı falan da diyebiliriz.)

Cornell University’de görevli psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine ve 2000 yılında Nobel almalarına neden olan tanı, “Cahil cesareti” olarak tanımlanıyor. Teorileri özetle, “cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır” diyor.

Bizde de bu etkiyi anlatan çok güzel deyim ve atasözleri mevcut. Mesela "cahil cüretkar olur kendini alim sanır" demiş atalarımız ya da "boş başak dik durur dolu başak eğik durur" demişler. Özgüven zehirlenmesi tabiri de bu etkiyi izah eden deyişlerden ya da "kifayetsiz muhteris".

Peki ne gibi sonuçlara ulaşmış bu psikologlar?

-XXX…Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

-XXX…Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir. 

-XXX…Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler. 

-XXX…Nitelikleri, eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Peki hepimizin çevresinde bolca(!! ?? ) bulunan bu arkadaşları nasıl tanıyabiliriz? İşte size birkaç ipucu

1. Her şeyi en iyi kendilerinin bildiklerini iddia ederler.

"Biz biliriz", "en iyi biz biliriz"," tabii ki biz biliriz", vb. sözleri bu kişilerden sıkça duyarsınız.

2. Bilgiyi, eğitimi aşağılama eğilimindedirler.

Mesela bir kişinin 3 dil bilmesini, üniversite mezunu olmasını, hatta profesör olmasını kötü bir şeymiş gibi gösterme eğiliminde olurlar. Bilginin aşağılanacak bir şey olduğunu savunurlar ve çevresindekileri de buna inandırmaya çalışırlar.

3. Bu kişiler çok gürültü patırtı çıkarır, bu gürültü içerisinde çok iş yaptığı havası estirmeye bayılırlar.

Mesela bir kişi sizin verdiğiniz 10 lira ile bir başka kişiye 1 liralık yardımda bulunur, ama sizin verdiğiniz 10 liranın 100 katı gürültü çıkarır. Dünyanın en büyük işini yapmış gibi davranır. Daha genelleştirirsek, yapması gerekeni yapıp, sanki bu ilk defa onun aklına gelmiş gibi ortalığı ayağa kaldırır.

4. Her şeyi kendisi halletmek ister.

Kişi ne kadar az bilgi sahibi ise, her alana el atması o kadar büyük olur. Bir alanda uzman kişiler, kendi alanlarının dışındaki işleri uzmanlarına bırakma eğilimindeyken, bu sendromdan muzdarip kişilerin matematikten mimariye, kimyadan sağlığa kadar her alanda üstün fikirleri vardır ve kendilerine sorulmadan yapılan her iş biraz eksiktir.

5. Her şeye hazırlıklıymış gibi davranmaya bayılırlar.

Hakkında hiçbir fikri olmayan, öngöremediği olaylar karşısında bile sanki bu olayı yıllar öncesinden görmüş gibi davranmayı severler. Hiçbir hazırlığının olmadığı konularda sanki bunun geleceğini biliyormuş da ona göre hazırlıklarını yapmış gibi hareket etmeye düşkündürler. Sizi de buna inandırmak için çırpınırlar.

6. Üstlerine karşı saygıda asla kusur etmezler ama altındakileri ezme konusunda üstlerine yoktur.

Gücü gücüne yetene deyiminin hayata geçmiş halidir bu kişiler. Kendinden yüksek konumdakilere daima gülücükler dağıtırken, altında kalanları ezmede hiçbir beis görmezler. Ama sorduğunuzda böyle bir şeyin olmadığını iddia ederler.

7. Bugün ak dediğine yarın kara der, ama demediğini iddia eder.

Dönüşleri muhteşemdir bu kişilerin. Söylediği yalanı unutan yalancı gibi dün söylediğini bugün inkar eder, bunu yüzüne vuranları iftira atmakla suçlar, çevresindekileri de buna inandırmak için o kişiyi başka alanlardaki eksiklilkleri, zaafları ile vurmaya çalışır.

8. Başarısız olması halinde, başarısızlığını hiç yaşanmamış hale getirmeye çalışır.

Yani başarısızlığını tarihin sayfalarından silmek için elinden geleni yapar. Beşer şaşar lafı ona göre değildir, o hiç şaşmaz, şaşsa bile bunu sizin hatırlamanızı istemez. Çünkü o başarısız olamaz!

9. Kendi doğrularının, düşünce ve eylemlerinin doğruluğuna kati olarak inanırlar.

10. Herkesin gördüğü, şahit olduğu bir şeyi inkar edebilir, mesele sizi buna inandırabilmektir.

Mesela 40 kişilik bir sınıfta, 15 kişiyi hiç sevmediğini, onların rezil kişiler olduğunu söyleyen kişimiz, sınıf başkanlığına aday olduğunda, 40 kişiyi de ayrı ayrı sevdiğini iddia edecek, ama sen 15 kişi hakkında atıp tutuyordun diyenleri ise yalancılıkla suçlamakta hiçbir sakınca görmeyecektir.

işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan "yetersiz" kişiler, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymayacaktır. Aksine, bunu bir "hak" olarak görecektir.

ARA NOT :Sakın bir aptalla tartışmayın, sizi kendi sevyesine çeker ve sonra , ayaktakımı tecrübesiyle sizi yener!!!

CEHALET, gerçek bilginin aksine,bireyin kendine olan güvenini artırır.

KENDİNE çok güvenen ve övülmekten MARAZ derecesinde , cinsel haz benzeri duyumlanan kişi(ler), BÜYÜK işlere talip olmaktan hiç yüksünmezler.Zira bu cehalet ve had bilmeme hali, mesleki açıdan müthiş bir ilerleme gücü oluşturur.

BUNA , iyi saatte olsunlar yani DUNNING – KRUGER, kifayetsiz muhteris(ler) diyor. Bu insanlar, İŞ HAYATLARINDA ( POLİTİKA dahil ) ,her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler.Gerçekten bilgi sahibi ve yetenekli insanlar ise “ fazla alçak gönüllü “ davranarak, öne çıkmazlar, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmazlar,değerlerinin bilinmesini beklerler.

AMA ne çare ki, O DEĞER , hiçbir zaman bilinmez…

Bu süre içinde de, umutları ağır ağır kırılır, kendilerini , olabildiğince geriye çekerler…

 

BERTRAND RUSSEL ile bitirelim bu bölümü:

DÜNYANIN SORUNU , AKILLILAR HEP KUŞKU İÇİNDEYKEN APTALLARIN KÜSTAHÇA KENDİLERİNDEN EMİN OLMALARIDIR.

 

2. bölümün sonu...



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
BİR ÖLÜM
BELKİDE YENİ BİR YAŞAM

Tarih : 11.04.2026
Devamı...
 
 
ŞAHDAMARIM
TÜRKİYEM

Tarih : 4.04.2026
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
YENİ DÖNEM
ŞİİRİMİZ

Tarih : 1.11.2025
Devamı...
 
 
" SUYU ARAYAN ADAM" LAR 2
ÇOK ESKİ BİR GEÇMİŞE DAİR

Tarih : 21.09.2025
Devamı...
 
 
 
 GİYOTİN HAVUZU
 

AYMAZLIK
VE BİLMEK 1

Tarih : 6.04.2026 |
Devamı...

 

PSİKOPATOLOJİ
DENEMELERİ 1

Tarih : 8.03.2026 |
Devamı...

 

LJUBLJANA’YA GELEN KARTPOSTAL
1. PERDE

Tarih : 14.02.2026 |
Devamı...

 

YAT YAT UYU MEMEDİM
BULAŞICI SALAKLIK

Tarih : 8.02.2026 |
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA