ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU E-KİTAP
KANLI DARBE | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
KANLI DARBE

OR ( VEYA) KANSIZ DARBE !

Bizim Dr. Oğuz ( Demirsoy ) , bir yemek meclisimizde, öteyi beriyi, pek kolay hatırlamam dolayısıyla , benim ANLIK BELLEK gücümün allah vergisi üst düzeyde olduğunu söylemişti.Nisan ayıydı sanırım.Gerçekten kimileyin , ben bile bazı uzak olguları nasıl hatırlayabildiğime şaşarım.Örneğin , İstanbul'da ,1966 yazında sinemada seyrettiğim , dünya kupası özetlerini, özellikle de final oynayan almanya-ingiltere kadrolarının, en az on,onbeş oyuncusunu ,sanırım zorlanmadan sayabilirim.Buna koşut olarak, ömrümde ilk seyrettiğim tiyatro oyununun , Tarsus Yeni sinemada , DORMEN tiyatrosunun  oynadığı , ŞAHANE ZÜĞÜRTLER adlı oyundu diyebilirim. Ama , hayran olduğum tiyatrocuyu takdim etmeme izin veriniz lütfen ; FERHAN ŞENSOY. İst. Beyoğlu'ndaki KÜÇÜK SAHNE salonunda , kimbilir kaç kez izledim ,üniversite talebeliğimin son yıllarında. Buraya bir ek not gireyim efendim . Dört yıllık mektebimi, bilerek altı yılda bitirdim, bilginiz olsun ...

F.Ş. 'un , "" Şahları da Vururlar" oyununu, tastamam beş kez izledim...  Oyun, ŞAH RIZA PEHLEVİ döneminin sonlarına atıfda bulunarak başlar. SAVAK yani şahın amansız gizli polisi, bizim gariban "köşker" ( ayakkabı tamircisi ) Ömer Hayyam'ı, geçmiş zamanın muhalif şairi "ömer hayyam" zannedip, tutuklamasıyla başlar. Verir elektiriği konuşturmak için. Tabi bizler koltuklarımızda, kahkaha krizlerindeyiz. Zira KÖŞKER ÖMER HAYYAM'ı, tahmin edeceğiniz gibi FERHAN ŞENSOY oynamaktadır. Sonra kısa bir geriye dönüş yapılıyor yani 1960 öncesine. Ulusal sanayi sevdalısı DR MUSADDIK ,halk oyuyla iktidara gelmiş, petrolü millileştiriyor, buna karşılık ŞAH RIZA, selameti isviçreye "iltica" etmekte buluyor ama bir yandan da CIA ile görüşmeler yapıyor kız kardeşi  ,iktidarı yeniden almak için.  İşte bu görüşmelerin birinden , kısa bir kesit. Bir kaldırım kafesi ve bu kez FERHAN ŞENSOY , CIA acanı(!) rolünde. Prenses Ferahnaz, " We want darbe " diyor yani darbe istiyoruz diyor. Mr. CIA ise , " Kanlı or kansız darbe" diye soruyor. Prenses Ferahnaz, " Excuse me, kanlı how much, kansız how much" diye devam ediyor ... " Afedersiniz, kanlı kaç para , kansız kaç para" diyor. MR. CIA , son derece soğuk kanlı bir şekilde bastırıyor cevabı ; "Kanlı is cheap , kansız is expensive"... Kanlı ucuz , kansız pahalı ... "Why " diyor prenses. " Kanlı darbe is tatatata ( burada makineli tüfekle çevreyi tarama taklidinde F:Ş. ) but yapmak kansız darbe,satın almak çok kansız"... Kahkahalar tavana ulaşıyor..."

 

İsteseniz de istemeseniz de bu ülkede , yönetim artık değişmiştir. Şimdi bunun hukukunu kurmaya geldi sıra " dedi-dedi-dedi...

 AK-saray mukîmi yani Ak-sarayda oturan " seçilmiş cumhurbaşkanı"...

Ondan önce de, muhtarları "kabûl" ettiğinde , açık ve anlaşılır bir biçimde, muhbirlik yapmaları gerektiğinin altını çizdiği gibi, bu topraklarda hiç görmediğimiz bir değerleme beyanında bulunarak, ülkenin hizmet edenleri arasında ,çok değerli az değerli AYRIMI yaparak, toplumumuzun  ruhsal dayanaklarına hakaret ettiğini düşünüyorum ... Ne dedi !

Seçilmişler, atanmışlardan üstündür! ! !

Vah ki vah. Eyvah ki eyvah... Şimdi bu sözlerden sonra , valilerimiz, kaymakamlarımız, varolan tüm atanmışlarımız,kendilerini nasıl hissedecekler acaba!

Şimdi, aklımız yettiğince, bu ÖLÜMCÜL CÜMLELERİN evvelâ, içlerinde ne yatıyor ya da yatmakta , görmeye gayret edelim ... Sonra darbe(der) halimize bakalım.

Ülkemizdeki sosyal sınıflar mali güce,servet ve bilgi  birikimine, uzun uzun   dayanarak oluşmuş değillerdir. Buna koşut olarak,birbirine yabancı kültürel oluşumlardan meydana gelmektedir.Meselâ Demirel Afyon lisesi mezunu olup, Teknik Üniversite ürünü bir mühendistir. Buna karşılık Çiller ise ,İstanbul Bebek semtinde yaşayan ve ordaki meşhur Robert Kolej'den mezun olan birisidir. Ülkemizdeki en büyük sorun, bu KÜLTÜREL SINIFLAR arasındaki , nefrete uzanan düzeydeki KAVGADIR. Bu sınıfların arkasında , bırakın  büyük bir tarihi servet birikimini , aristokratik(!) yapılanmayı ,yahut kasaba/şehir kökenli , eşraf-zadegân- ileri gelen kültür birikiminin bulunmasını , köksüz,kömeçsiz ,rasgele bugünlere gelebilmiş toplumsal katmanlardır.Bugün Türkiye'de , ortalama bir aile , en fazla 150 yıl gerisine gidebilir.Bu , tamamen bir KÜLTÜR ve bilgi sorunudur. Böyle bir istemi yani ortalama 150 senenin de ötesine gideyim, kimler gelmiş, kimler geçmiş şeceremden ,bileyim, varsa bir şeyler ,onları biriktireyim,sonraki nesiller görüp öğrensinler, ki kültürel süreklilik olsun gibi RUHİ / ENTELEKTÜEL REFLEKSLERİ , hiç bir zaman  olmamış bir insan topluluğudur TÜRKİYE ... 

 Çiller ve Demirel diyerek, basitçe ayrımladığımız iki farklı zümre, TÜRKİYE'de geçmişten beri birbirinden çekinir ve hatta nefret eder...

Bu itibarla , RTE ve "akepe" açık tribün ve kale arkası taraftarlarının AKIL DIŞI (( nazi ))  "sevgilerini" , paranın  tura tarafına düşen , açık seçik nefretlerini, bu şekilde anlamaya çalışmak gerekmektedir. Türkiye'nin toprak-kasaba-şehir kökenli , muhafazakâr ,lâf anlamaz , dik kafalı ve inatçı, yaklaşık nüfusun %60 a yakının meydana getiren bu katman,bugün iktidardadır. Bu,2015 Ağustosu'nun dayanılmaz gerçeğidir. Şimdi, bu bizim için acılı , iktidar için kodum mu oturturum cümlelerinden sonra, adamın birinin, habire YENİ TÜRKİYE gevezeliğne ,kısaca göz atalım.Bu ülke yani devlet, büyük trajedilerle kurulmuş, gerçeği demir kazık gibi duran bir varlıktır. Siz, bir halüsinasyon görerek, neyi nasıl YENİDEN KURACAKSINIZ. Bunlar, sosyal mühendislik psikolojisi cinnetine kapılmış, aşırı ifadelerdir. Bu cümlelerin kale arkası- açık tribün taraftarları da, sanki bu yerden  ÖC'leri  alınacak, yıllarca kendilerinin EZİLMİŞ-İTİLMİŞ-KAKILMIŞLIK hesapları sorulacakmış hezeyanı içinde, devletin sarsılabileceğini düşünmeden , bu hezeyan ateşine odun atıp, karşısında elle masturmasyon yaptıklarının farkındalar mı acaba!!!

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
BİR ÖLÜM
BELKİDE YENİ BİR YAŞAM

Tarih : 11.04.2026
Devamı...
 
 
ŞAHDAMARIM
TÜRKİYEM

Tarih : 4.04.2026
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
YENİ DÖNEM
ŞİİRİMİZ

Tarih : 1.11.2025
Devamı...
 
 
" SUYU ARAYAN ADAM" LAR 2
ÇOK ESKİ BİR GEÇMİŞE DAİR

Tarih : 21.09.2025
Devamı...
 
 
 
 GİYOTİN HAVUZU
 

AYMAZLIK
VE BİLMEK 1

Tarih : 6.04.2026 |
Devamı...

 

PSİKOPATOLOJİ
DENEMELERİ 1

Tarih : 8.03.2026 |
Devamı...

 

LJUBLJANA’YA GELEN KARTPOSTAL
1. PERDE

Tarih : 14.02.2026 |
Devamı...

 

YAT YAT UYU MEMEDİM
BULAŞICI SALAKLIK

Tarih : 8.02.2026 |
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA