Nasıl bir dünya
Nasıl bir edebiyat !
EDEBİYAT SOHBETLERİ başlıklı bir programa başlıyoruz , MERSİN NİL TV ‘de .
Program yöneticim , neler konuşuruz ağabey diye sordu . Ben de , bu yazıyı yazmanın gereğini duydum .
MERAKLISINA …
EDEBİYAT sohbetleri … Uzun , çok uzun bir konu başlığı . En başta , edebiyat , özde TÜRKÇE bir sözcük değil . Öz dilimizi işgal eden ya da ettirilen , arapça kökenli bir sözcük olsa gerek .
Edep sözcüğünden geliyor : görgü, terbiye, konuk ağırlama adabı, yaşam tarzına ilişkin hikâye ve gözlemlerden oluşan gibi anlamları içeriyor .
Biz, buna özdilimizde , YAZIN diyoruz .
Bizim özgün- “ entelektüel” yaşamımızda , düşünce geleneği olmadığı için , “ düz yazı “ da , yaşamımızda pek yer etmemiştir . İlk TÜRK “ romanları “, hep tercüme eserlerdir.
AGAH SIRRI LEVENT Bey’in , tuğla gibi “ divan edebiyatı” kitabına bakıldığında , doğru dürüst bir “ nesir-düz yazı “ örneği bulamıyoruz. Neden böyledir acaba !
Bizim düşüncemize göre , İslamiyet baskısı ile “ yapıldığı” zannedilen “ edebiyat” , tamamına yakını , dini yücelten-peygamberin sırtını sıvazlayan , adeta yarı tasavvufi “ manzum” eserlerdir yani şiir benzeri yazımlardır .
Geriye kalan da , mutlaka , hayali ve hiçbir zaman kavuşulamayan bir sevgiliye yazılan , dudağı kaşı gözü saçları , yere yurda konmayan , onun uğruna ,türlü cambazlıklarla , söz oyunları – benzetmeler ( tecahülü arifler- mübalâğalar- hüsn-ü taalil gibi ) oluşturulan , düz ayak bir edebiyattır .
Oysa , “ batı” ,yeri gelmiş, kendi kendini yerden yere vurmaktan çekinmeyen “ edebiyat” yaratmıştır :
SEFİLLER …Viktor HUGO .
Yaşadığı dönem FRANSASINI yerden yere vuran bir roman . Orjinali, yanlış bilmiyorsam , 12 cilttir.
Bizde,zar zor 3 cilt olarak yayınlanmıştır .
Ya “ CHARLES DICKENS’ın” “ Oliver Twist” romanı .
Büyüyen , azgın İNGİLİZ kapitalizminin zulmünü ,kim böyle anlatabilirdi ki!
Hangi “” sol komünist sosyalist “ “” din adamı “” , bunlardan söz eder ki !
Hiç biri etmez .
Hangi din adamı – papaz-rahip-haham- rabbi- Budist- hacı emmi – imam- bu gibi İNSANİ sorunlardan söz eder !
Hiç biri .
O yüzden ,örneğin AFGANİSTAN ,halen “” uygarlığın keçi otlatma” durağında , TALİBAN sayesinde …
Gırtlağına kadar , cehalete batan , bunu görmeyen – görmek istemeyen bir toplumda yaşıyoruz .
Bu topraklarda EVRİM , geriye doğru işliyor .
İlk TÜRK romanının yazıldığı kabul edilen , 1872 yılından itibaren , toplumu , SEFİLLER gibi anlatan bir roman yazılabildi mi!
Peki !
EDEBİYAT ,yalnızca roman mı hüseyin sungur!
Evet,bence edebiyat ,yalnızca roman / öykü yani en geniş anlamıyla , ANLATI .
Büyük çok büyük ANLATICILARIMIZ var .
SAİT FAİK – YAŞAR KEMAL – ORHAN KEMAL – ki ben , bu isimlerde kaldım ve onların dışında , itiraf edeyim , TÜRK romanı okumadım .
Yakın zamanlarda ortaya çıkan , ihsan Oktay Anar / puslu kıtalar atlası , beni heyecanlandırdı , o kadar.
Onun da, topluma “küs” olduğunu , evinden çıkmadığını biliyorum .
Haci abilerden , KARL MARKS’ın hoş bir sözü var : İYİ Kİ FRANSIZ ROMANCI BALZAC vardı diyor . Sayesinde, Fransız toplum yapısını öğrenmek için , sayfalarca araştırma okumaktan kurtuldum diyor .
ROMAN , yani edebiyat , kurmaca da( kurgu ) olabilir , bir gerçeği , estetik bir şekilde ,yeniden üreterek yazarak da .
Ama gerçeğe ihanet edemezsiniz,roman yazıyorum diye , bir ülkeye-dine- bir insan topluluğuna hakaret edemzsiniz.
Yaşadığınız toplumun değerlerini bilecek , gerektiğinde o değerleri romanınızda kullanacaksınız.
Ama ORHAN PAMUK gibi , cami şerefesine , caminin balkonu demeyecek ( KAR romanı ) , ELİF ŞAFAK gibi , Ermenileri, Türklere küfrettirmeyeceksiniz ( Baba ve piç romanında )… Varsa bir derdiniz , onu , estetik biçimde vereceksiniz.
Veeee, fikri namusunuz – entelektüel kimliğiniz- ağzınızdan çıkan “ söz” , kimlik kağıdınız gibi , değişmez olacak .
Bir politikacının kuyruğuna takılıp, köpürtüp, 15 -20 yıl sonra , pardon , yanılmışım demeyeceksiniz …
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!