ANASAYFA  |  ÖNERİ VE ŞİKAYET  |  İLETİŞİM

BİYOGRAFİ HABERLER MAKALELER GİYOTİN HAVUZU E-KİTAP
TAVANARASI ANLATILARI | HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi
  KADROMUZ
 
TAVANARASI ANLATILARI

3. CİLT... 1

1-

Mektebi tıbbiyede okurken, kimi ceridelerde(*), düşe kalka çıkan haberleri okudukça, içi, habire hop oturup hop kalkardı.Artık bütün o kâbuslar, Makedonya , Rodop dağlarında durmadan komitacı kovalamalar, Resneli(*) ile yapılan, rûya benzeri görüşme.

Artık yoktu ve bir daha hiç olmayacaktı.

Şerifoluğunun, derme çatma sarnıcından, kütük kanalların içinde akıp, avludaki salkım söğütün gölgesindeki, tahta havuza akan suyla beslenen, kokusuna doyulmaz çıtlık çiçeklerinin yanından ayrılmayan, hasır iskemlede oturuyordu.

Ayağının ucundaki sehpada, ılımaya yüz tutan kahveye baktı.Tablanın yanındaki müdafa-i milli cıgarasına uzandı. Güneş, öğleni ağır ağır, sessiz soluksuz geride bırakıp, Zevzek tepesinin uzaklarına kayıyor, aynı anda da, turunculuğunu, kendisine bir gölge gibi bakaduran çamların yeşiline katınca, ortalık bir anda, bilinmedik bir masal diyarına tebdil oluyordu.

Cıgarasını yaktı. Hafif hafif sallanan salkım söğüdün, kimi boynu bükük dalları, saçlarını, yanaklarını yalıyordu.

Derin bir nefes çekti cıgarasından. Gözlerini kapadı. İki avcunun içine, söğüdün dallarını aldı. Yukardan aşağıya doğru sıvazlayarak, yaprakları sevdi.

Aklının içinde gelgitler, med cezir gibi oynaşmaya başladı.

O gece, sanki uzaklardan kapkara bir gök gelmiş, hiç ummadıkları bir orman kenarındaki bataklığa sıkışmış, pusu yemişlerdi.

Şimşekler, ardı arkasına çakıyor, gök, sanki yanı başlarında gürlüyordu.

Günlerdir peşinde, yarı aç, yarı tok oldukları Bulgar komitacı Milko, şeytanî bir planla, pusuya düşürmüştü birliklerini.

Dizlerine kadar bataklığın içinde de olsalar, Milko’nun hiç de akıl edemediği bir manevra ile Cehennem yüzbaşı Cemil sayesinde, komitacıların berbatını çıkarmışlardı.

Ama bir o kadar da, kendileri helâk olmuştu.

Neyseki, can kaybı vermeden, yaralılarla birlkte, Razgrad’a varmışlar, şehrin girişindeki kırık dökük kışlaya, zar zor mitili atmışlardı.

Şerifoluğu’nun suyu, çıtlık çiçeklerini dolaştı. Önceden açılmış yalağından, incire doğru süzülüp, koca ağacın sağından, koşu çiti yalayıp, yokuş aşağı, bağ kapısına doğru, aktı gitti.

Bu, yıllardır böyleydi.

Cıgarası elinde kalktı, başodanın duvarından, iki bağ arasındaki patikayı tuttu. Aynı söğüt dallarını sıvazladığı gibi, cıgarasız eliyle, asma dallarını, avuç içi kadar yapraklarını adeta sevdi.

Komitacı kovaladıkları gecelerde, buldukları mağara kovuklarında, bir gün bağına, yaylasına dönüp, dönemeyeceğini düşünür, gözlerinin ıslaklığını, gecenin karanlığıyla gizlerdi.

(*) ceride: gazete….

-------------------------------------------------------------------------------------

  

 

 

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!



 
 HABERLER
 
TAVANARASI ANLATILARI
3. CİLT... 1

Tarih : 8.10.2026
Devamı...
 
 
TAVANARASI ANLATILARI
3. CİLT

Tarih : 6.10.2026
Devamı...
 
 
 
 MAKALELER
 
YENİ DÖNEM
ŞİİRİMİZ

Tarih : 1.11.2025
Devamı...
 
 
" SUYU ARAYAN ADAM" LAR 2
ÇOK ESKİ BİR GEÇMİŞE DAİR

Tarih : 21.09.2025
Devamı...
 
 
 
 GİYOTİN HAVUZU
 

DÜNYANIN NOT DEFTERİ
2. BÖLÜM

Tarih : 5.10.2026 |
Devamı...

 

DÜNYANIN NOT DEFTERİ
1. BÖLÜM

Tarih : 3.10.2026 |
Devamı...

 

SÖZÜM KENDİME
1. PERDE

Tarih : 9.09.2026 |
Devamı...

 

DÜNYA
BİR MASAL MIYDI 2

Tarih : 5.09.2026 |
Devamı...

 


 
 

 
 
ANASAYFA BİYOGRAFİ SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ İLETİŞİM


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.

HÜSEYİN SUNGUR | Resmi Web Sitesi | huseyinsungur.com © Copyright 2015-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA